13 Kasım 2013 Çarşamba

Okuma Zekası

Zekayı, kalıtsal olarak getirdiğimiz, çevresel koşullarla onu geliştirdiğimiz, muhakeme, sorun çözme, çevreyi algılama, yeni durumlara uyum, öğrenme, öğrenilenleri en iyi şekilde karşılaştığı durumlarda kullanma, yaşadığı toplumu algılama ve topluma değer katma, kültürel ürünler sağlama vb. şeklinde tanımlarız. Bilim adamları günümüzde pek çok zeka çeşidinden söz etmekteler. Sekiz farklı zeka türü olduğu artık biliniyor. Hatta artık sosyal zeka dediğimiz EQ dan bahsediyoruz. Ama artık bilim insanları RIQ (Reading Intelligence Quotient) denilen okuma zekasından söz ediyorlar. Zeka çeşitleri sayısı gittikçe artıyor. Ne hoş zeki olmayan hiç kimse kalmasın! Bu kadar zeki insan varda, neden hala açlığa, adaletsizliğe çare bulamıyoruz. Farklı bir zeka bulmak gerek o zaman: Ahlaksal zeka. Bu güzel bir zeka çeşidi olurdu. Ama bilim adamları hala böyle bir zeka çeşidinden söz etmemekteler. Çünkü bu zeka çeşidi için sanırım alacak materyal, kitap vb daha az olabilir. Yani bu alanda rant daha azdır diyorum ve bu zeka çeşidini de ben kazandırıyorum. Daha sonra bu zekanın kavramlarını ve nasıl gelişeceğini de bir başka yazımda yazarım. Umarım buda ilerde zeka konusuna farklı bir bakış açısı kazandırır. Konuyu dağıtmadan devam edersek, beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı en iyi sağlayan unsurlardan birisi de sözcük bilgisi. İyi organize edilmiş okuma faaliyetleri beyinde çok farklı örüntüler oluşturabiliyor. Okuma eylemi zamanla analiz, sentez ve muhakeme gücümüzün kapasitesini arttırıyor. Okuma eylemiyle öğrenme ve yaratıcılık becerilerimizi geliştiriyor. okuma zekasını neyle ölçebiliriz sorusu aklıma geliyor. Yıllık okunan kitap sayısıyla ölçülür diyorlar ama ben buna katkı yapmak isterim. Yalnız okunan kitap sayısı değil insana değer katabilen kitaplar da olmalı. Günde bir kitap okumak çalışan insan için biraz zor, ama imkansız değildir. Burada insanın okuma hızı devreye girer. çok hızlı okuyan insanlar tanıyoruzdur mutlaka. O halde yıllık ortalama 1-10 kitap alt seviye, 11-20 kitap ortanın altında, 20-30 kitap orta, 31-50 kitap ileri seviye, 51-100 kitap çok ileri seviye, 101 ve üzeri deha seviyesi denebiliyor. Her gün bir kitap okuyan varsa ona ne denilebilir bilmiyorum. Yayın evlerinin iştahını kabartan bir zeka türü anlayacağınız. Ama konu kitap olunca elbette ki okumak önemli, yalnız deha olayım diye de önümüze geleni okumak, olsa olsa yayın evlerinin ekmeğine yağ olur. Evet diğer zeka türlerine katkı sağlayan, ayrıca bireyin gelişimiyle, toplumun gelişiminin öncülü olarak bu zeka türünün, geleceğe katkısı pek çok olacak.  Okuma eyleminde tercihimizi bizi duygusal, düşünsel ve mesleki anlamda geliştirecek kitaplara ağırlık vererek yaparsak bunun bizdeki etkisini görebiliriz. Ama tüketime yönelik yazılan kitapların bize katkısı ne kadar olur ki? Okumanın yaşam boyu sürdüğünü düşünecek olursak bugünden başlayalım haydi okumaya...
http://kumtanesiyiz.blogspot.com/