20 Mayıs 2013 Pazartesi

Nostaljik Oyunlar 1

Geçen gün Demir ile oyun parkına gittik. Parkta yaşları 8-12 arasında olan 7 çocuk oynamıyorlardı. Demir onları izliyor ve oynamamalarına sanırım bir anlam veremiyordu. Yaşça Demir'den büyüklerdi. Durmadan bir birlerine sataşıyorlar. Anlamsızca birbirlerine vuruyorlar, amaçsızca birbirlerini kovalıyorlardı. Biraz izledikten sonra çocuklarla iletişim kurmaya başladım. Önce onlarla tanıştım. Sonra da bizim çocukluk oyunlarımızdan bahsetmeye başladım. Hepsi pür dikkat dinlemeye başladılar. Hemen karşıma oturdular. Oyunu anlattıktan sonra 'Oynayabilir miyiz?' diye sordular. Onlar isteyince ben de Demir ile birlikte ilk oyunlarına katıldım. Oyunumuzun adı :

Hacı Baba Hicaz'dan Gelmiş
Tüm oyuncular daire oluşturacak şekilde, yerde veya bir sandalyede oturur.
Oyunu birinci oyuncu, yanındaki ikinci  oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' diyerek başlatır.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'Bir yelpaze' diyerek sağ elini sallamaya başlar.
İkinci oyuncu üçüncü oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
Üçüncü oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
İkinci oyuncu 'Bir yelpaze' diyerek sağ elini sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca;

Birinci oyuncu ikinci oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'İki yelpaze' diyerek sol elini sallamaya başlar.
İkinci oyuncu üçüncü oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
Üçüncü oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
İkinci oyuncu 'İki yelpaze' diyerek sol elini sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca;

Birinci oyuncu ikinci oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'Üç yelpaze' diyerek sağ ayağını sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca;

Birinci oyuncu ikinci oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'Dört yelpaze' diyerek sol ayağını sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca;

Birinci oyuncu ikinci oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'Beş yelpaze' diyerek dilini dışarı çıkarır ve sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca;

Birinci oyuncu ikinci oyuncuya 'Hacı baba Hicaz'dan gelmiş' der.
İkinci oyuncu 'Ne getirmiş?' der.
Birinci oyuncu 'Altı yelpaze' diyerek başını sallamaya başlar.
Tüm oyuncular turu tamamlayınca kadar oyun devam eder. Oyun süresince sallanan organlardan herhangi birini sallamayı durduran oyuncu oyun dışında kalır. Oyun diğer oyuncularla devam eder. Oyun tek oyuncu oyunda kalana sürer.

İlk oyunu onlarla birlikte oynadım. 'Tekrar oynayalım ne oluuuuur', yakarışlarından sonra oynamayıp rehberlik edeceğimi söyledim. Oyunu ve kuralarını öğrendikten sonra kendileri oynadılar. 'Bize başka oyunlar öğretir misiniz?' dediklerinde 'Bir başka gün neden olmasın.' dedim. Onlarda razı oldular. Her şeyi bir günde tüketmelerini istemiyordum. Çünkü bu oyunlar bizleri büyütmüştü. El göz koordinasyonumuz bu oyunlarla gelişmişti. Bu oyunlarla öğrendik sıramızı beklemeyi, bu oyunlarla öğrendik mücadeleyi ve dayanıklılığı...
Çocuklarımız bilgisayarda, internette en zor oyunları oynuyor. Ama ne eksik. Arkadaş eksik, ruh eksik. Oyun oynamayı öğretelim çocuklarımıza. Kendi çocukluğumuzun yalın, basit ama içi paylaşım dolu oyunlarını anlatalım onlara. Oynamaksa onlara kalmış...
http://kumtanesiyiz.blogspot.com/